Ana içeriğe geç

Kazalı Araç Satışında Güven Tuzağı: Dürüst Satıcı 500 Bin Lira Zarar Etti

Giriş Tarihi:

Ağır hasarlı aracını dürüstçe ilan eden bir vatandaş, alıcının güvenli satış sistemi üzerinden yaptığı dolandırıcılıkla 500 bin lira zarara uğradı.

Ağır hasarlı bir aracın satışında yaşanan olay, iyi niyetli bir vatandaşın büyük bir dolandırıcılık tuzağına düşmesine neden oldu.

Kendi imkanlarıyla tamir ettirdiği kazalı aracını dürüstçe ilan eden satıcı, alıcının kurnaz planı sonucunda 500 bin liralık bir mağduriyet yaşadı.

Yaşananlar, araç satışlarında resmi kayıtların ve her kuruşun belgelenmesinin hayati önemini bir kez daha gözler önüne serdi.

Kazalı Aracın Dürüstçe İlan Edilmesi

Vatandaş, daha önce ağır hasarlı bir kaza geçiren aracını kaskosu olmadığı için sigorta dosyası oluşmadan ve tramer kaydı bulunmadan kendi imkanlarıyla tamir ettirdi.

Piyasa değeri yaklaşık 1.500.000 lira olan aracını, kazalı olduğunu ve değişen/boyalı parçalarını açıkça belirterek 1.150.000 liradan satışa çıkardı.

Dürüstlük ilkesiyle hareket eden satıcı, aracın geçmişini gizlemeden, piyasa değerinin oldukça altında bir fiyat belirledi.

Dürüstlük ilkesiyle hareket eden satıcı, aracın geçmişini gizlemeden, piyasa değerinin oldukça altında bir fiyat belirledi.

Alıcının Şüpheli Teklifi ve Noter İşlemi

İlana çıkan araca şehir dışından bir alıcı talip oldu.

Alıcı, aracı 1.000.000 liraya almayı teklif etti ve bu fiyatta anlaşıldı.

Aracı görmeye gelen alıcı, satıcının ilanda her şeyi açıkça belirttiğini söyleyerek ekspertiz raporuna gerek duymadığını ifade etti.

Ancak noter işleminden hemen önce alıcı, beklenmedik bir taleple geldi.

Babasına kazalı araç aldığını açıklamakta zorlanacağını belirten alıcı, güvenli araç satış sistemine 1.500.000 lira yatırılmasını, noter işlemi tamamlandıktan sonra ise satıcının bu bedelin 500.000 lirasını bankadan çekip kendisine elden iade etmesini rica etti.

İyi niyetli satıcı, alıcının kendisine güvenerek parasını emanet ettiğini düşünerek bu teklifi kabul etti.

İyi niyetli satıcı, alıcının kendisine güvenerek parasını emanet ettiğini düşünerek bu teklifi kabul etti.

Paranın Elden Teslimi ve Sonrasında Gelen Şok

Satış işlemi noterde 1.500.000 TL üzerinden tamamlandı ve bu miktar satıcının hesabına geçti.

Ardından satıcı, alıcıyla birlikte bankaya giderek 500.000 lirayı çekti.

Alıcının ricası üzerine parayı arabanın torpidosuna koyarak teslim etti ve evine döndü.

Birkaç hafta sonra kapısına gelen mahkeme tebligatıyla şaşkına döndü.

Avukatıyla iletişime geçen satıcı, alıcının kendisine 1.500.000 liraya kazalı araç sattığı gerekçesiyle 'ayıplı mal' davası açtığını öğrendi.

Alıcı, eksper raporunda aracın kazalı çıktığını ve bilirkişinin değerini 1.000.000 lira olarak belirlediğini iddia etti.

Alıcı, eksper raporunda aracın kazalı çıktığını ve bilirkişinin değerini 1.000.000 lira olarak belirlediğini iddia etti.

İspat Edilemeyen Elden Ödeme ve Hukuki Çıkmaz

Satıcı, alıcıya 500.000 lirayı elden geri verdiğini belirtse de, alıcı bu durumu inkar etti.

Elden yapılan bu ödemenin makbuzu, kamera kaydı veya şahidi bulunmuyordu.

Avukatı, suç duyurusunda bulunulabileceğini ancak elde delil olmaması nedeniyle davanın kazanılmasının zor olduğunu ifade etti.

Ayrıca, bu süreçte ortaya çıkacak mahkeme, bilirkişi ve avukatlık masraflarının en az 100.000 lirayı bulacağı belirtildi.

Mağdur vatandaş, hem 500.000 lirasını kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldı hem de hukuki süreçle mücadele etmek zorunda kaldı.

Araç Satışlarında Resmi Kayıtların Önemi

Bu olay, araç satışlarında iyi niyetin tek başına yeterli olmadığını çarpıcı bir şekilde gösterdi.

Paranın her kuruşunun resmi kayıt altında olması, olası hukuki anlaşmazlıklarda haklılığı ispatlamak için büyük önem taşıyor.

Uzmanlar, noter işlemlerinden önce paranın güvenli araç satış sistemine eksiksiz yatırıldığından emin olunması gerektiğini ve elden ödeme gibi resmi olmayan yöntemlerden kaçınılması gerektiğini vurguluyor.

Bu haberi paylaş: