Ferrari'nin İlk Elektrikli Otomobili Luce: 1.035 Beygir, 330 Mil Menzil ve Jony Ive'ın Tartışmalı Tasarımı
Ferrari Luce, dört elektrik motoruyla 1.035 beygir güç üretiyor. Jony Ive imzalı tasarımı sosyal medyayı ikiye böldü, şirketin hisse değerini sarstı.
- Ferrari Luce, 1.035 beygir güçle 0-100 km/h'yi 2,5 saniyede geçiyor ve 330 mil menzil sunuyor.
- Tasarım, Apple'ın eski baş tasarım yöneticisi Jony Ive liderliğindeki LoveFrom ajansı tarafından yapıldı.
- Lansman sonrası Ferrari'nin hisse değerinden milyarlarca dolar silindi; ancak fiyatlar kısa sürede toparlandı.
Enzo Ferrari, "Sattığım şey motordur; geri kalanını bedavaya veriyorum" derdi.
Oysa Ferrari Luce ile şirket, ilk kez içten yanmalı çok silindirli motor içermeyen bir otomobil piyasaya sürdü.
Tamamen elektrikli mimariye sahip olan Luce, her tekere birer elektrik motoru bağlı dört motorlu sistemiyle 1.035 beygir güç üretiyor; 0-100 km/h hızlanmasını 2,5 saniyede tamamlıyor, azami hızı ise 309 km/h olarak açıklandı.
Menzil iddiası 330 mil, araç ağırlığı ise 2.260 kilogram.
5,1 metre uzunluğuyla beş yolcu kapasitesi sunan bir elektrikli araç için bu ağırlık, sektör ortalamalarının gerisinde kalıyor.
Tasarımı Kim, Nasıl Yaptı?
Luce'nin iç ve dış tasarımını Ferrari bünyesi değil, San Francisco merkezli LoveFrom ajansı geliştirdi.
Ajansın kurucuları Apple'ın eski baş tasarım yöneticisi Sir Jony Ive ile endüstriyel tasarımcı Marc Newson'dır.
Ferrari'nin yönetim kurulu başkanı John Elkann'ın 2019 ya da 2020 yıllarında Ive ile temasa geçerek bu iş birliğini başlattığı belirtildi.
Luce'nin silüeti alışılmış Ferrari çizgilerinden kökten ayrılıyor.
Kaportayı iki katmana bölen bir tasarım dili benimsendi: Arabanın tamamını saracak biçimde uzanan açık renkli dış yüzey ile onu çevreleyen siyah iç form, bir araç içinde araç izlenimi yaratıyor.
Ön camın akışına gömülü konumdaki pantograf silecekler de dikkat çekiyor; geleneksel araçlardaki gibi kaput üzerinde değil, A sütununun yanında konumlandırılmış durumda.
Ferrari'ye göre bu tercih, aerodinamik akışı korumak ve kabin gürültüsünü azaltmakla doğrudan ilişkili.
Arabanın sürükleme katsayısı 0,25 olarak açıklandı; elektrikli bir beş kişilik araç için dikkat çekici bir değer.

Sosyal Medya Fırtınası ve Borsa Sarsıntısı
Luce'nin Roma'daki küresel lansmanı, otomotiv dünyasında büyük tartışma yarattı.
Tasarımın kamuoyuyla buluşmasının ardından Ferrari'nin hisse değerinden milyarlarca dolar silindi; ancak fiyatlar kısa sürede toparlandı.
Eleştiriler yalnızca sosyal medyayla sınırlı kalmadı; eski Ferrari CEO'su Luca di Montezemolo da Luce'ye açıkça mesafe koydu.
Di Montezemolo'nun daha önce Purosangue SUV'una ve araçlara navigasyon eklenmesine de karşı çıktığı hatırlatılmalı; bu bağlamda tutumu pek şaşırtıcı değil.
Luce'ye yönelen en yoğun itiraz, elektrikli bir Ferrari'ye olan tepkiyle de örtüşüyordu: Tasarımın Ferrari kimliğiyle bağdaşmadığı ve üstelik dış bir ajansa emanet edildiği iddiası.

Akıllı Telefonu Andıran Bir İç Mekan
Tartışmaların odağındaki dış tasarıma karşın iç mekan farklı bir tablo çiziyor.
Direksiyon simidi, CNC işlemli 19 ayrı alüminyum parçadan oluşuyor; formu 1950'ler ve 60'ların klasik Ferrari modellerine göndermede bulunurken hissi tamamen çağdaş.
Gösterge panelinin altında uzanan ana yüzey, preslenmiş değil, tek bir alüminyum bloktan işlenerek üretildi; bükme yarıçapının olmaması sıradan imalat yöntemlerinden ayrıştığını ortaya koyuyor.
Gösterge paneli Samsung imzalı bir OLED ekrandan oluşuyor.
E-manettino, alışılmış Ferrari modellerindeki manettino düğmesinin elektrikli yorumu: Islak, Kuru, Spor ve ESC Kapalı modları arasında geçiş yapıldıkça gösterge aydınlatması sırasıyla yeşil, turuncu ve kırmızıya dönüşüyor; her renk geçişi yavaş bir kararmayla sona eriyor.
Merkez konsol, iPhone'larda da kullanılan Gorilla Glass kaplama içeriyor.
Havalandırma ızgaraları ve fiziksel düğmeler minimalist ama özenli bir anlayışla tasarlanmış; havacılıktan ilham alan bir çoklu gösterge ise sürücüye uçuş kokpitini andıran bir sunum yapıyor.
Jony Ive'ın yaklaşımını özetleyen bir ilke var: Bir üründe özene dair göze çarpmayan ayrıntılar bile sezgisel olarak hissettirilebilir.
Luce'nin iç mekanı tam da bunu somutlaştırıyor.

Sürüş Deneyimi: Hissiyat Ferrari mi?
Luce'nin dinamik geliştirme sürecine, 296 Speciale ve F80 gibi modellerin test şefi olarak Ferrari'ye uzun yıllar hizmet etmiş baş test sürücüsü Raffaele de Simone liderlik etti.
De Simone, elektrikli aktarma organına geçişin temel direktifleri değiştirmediğini vurguladı: Direksiyon, fren ve gaz pedalı aynı kalıyor; değişen yalnızca bu komutların altındaki teknoloji.
Luce'yi elektrikli araçların çoğundan ayıran en kritik unsur, "tork kayması nişanlaması" (torque shift engagement) adı verilen sistem.
Bu sistem, güç ve tork eğrisini beş ayrı basamakta sunarak motor freni etkisi ve köşeye giriş-tepe-çıkış hissi yaratıyor; içten yanmalı motorlu bir araçtaki vites geçişlerine benzer bir sürüş ritmi ortaya çıkıyor.
Yani Luce, çoğu yüksek performanslı elektrikli araçtaki gibi ivmeyi doğrusal ve durmaksızın yığmıyor.
Sürücü, köşelerde nasıl bir tork dağılımı istediğini belirleyebiliyor.
Araç dinamiği yöneticisi Francesca Mincigrucci, tork dağılımının saniyede 200 kez yeniden hesaplandığını, yani her beş milisaniyede bir güncellendiğini açıkladı.
Bu hassasiyet, Luce'nin arka tekerden çekişli bir Ferrari gibi kaymasına da olanak tanıyor.
Mincigrucci, geliştirme hedefinin elektrikli ya da içten yanmalı olmasından bağımsız olarak her zaman aynı kaldığını söyledi: Standart bir Ferrari'nin sunduğu sürüş heyecanını aynen vermek.
Ses: Sahte Değil, Farklı
Ses tasarımı, Ferrari için neredeyse varoluşsal bir mesele.
Luce'nin ses sistemini geliştiren 20 kişilik ekibe Antonio Palermo liderlik etti.
Arka akstaki invertör gövdesine yerleştirilen bir ivmeölçer, aktarma organının titreşim frekanslarını yakalayıp yükseltiyor; bu yöntem, bir elektrik gitarının çalışma prensibine benziyor.
Ferrari mühendisleri en iyi noktayı bulmadan önce 50 farklı yerleşim noktasını denedi.
Ses anlık olarak tepki veriyor ve tork talebine, ivmelenmeye ya da rejeneratif frenlemeye göre değişiyor.
V12'nin yarattığı duygu asla taklit edilemiyor; ancak Luce'nin ürettiği ses de yapay bir sinema efekti değil.
Kendi sınıfında, kendi doğasına özgü yeni bir ses kimliği bu.
Teknik Altyapı: Düşük Kütle Merkezi, Yüksek Kontrol
Luce'de batarya hücrelerinin yüzde 85'i doğrudan zemin paneline yerleştirildi ve sabitleme de doğrudan buradan yapıldı; geri kalanı arka koltukların arkasına konumlandırıldı.
Bu düzenleme, kütle merkezini Purosangue SUV'un bile altına indiriyor.
Üçüncü nesil aktif süspansiyon sistemi, 2.260 kilogramlık kütlenin kontrolünü kolaylaştırıyor; arka akstan yönlendirme ise manevra hassasiyetini daha da artırıyor.
Gövde kontrolü bu denli ağır bir araçta nadiren görülen bir düzeyde; frenleme performansı da aynı şekilde etkileyici.
Luce, tam anlamıyla bir elektrikli Purosangue gibi hissettiriyor; Ferrari'nin o modelde kurduğu dinamik temelin bir üst basamağı.
V6, V8 ve V12'li modeller üretilmeye devam edecek; Luce, bu sıralamada farklı bir kolda ilerliyor.
Peki bu sıra dışı Ferrari'nin kimliği ne?
De Simone'nin yanıtı netti: "Araç tamamen bir Ferrari. Sadece elektrik motorlarıyla çalışıyor."
