Ana içeriğe geç

Lamborghini Temerario vs Porsche 911 Turbo S: İskoçya Yollarında Kazanan Belli Oldu

Giriş Tarihi:

Lamborghini Temerario ile Porsche 911 Turbo S, İskoçya yollarında karşı karşıya geldi. Fiyat, sürüş, tasarım ve kullanışlılıkta iki rakibin karşılaştırması.

İki farklı dünyadan gelen iki süper otomobil, İskoçya'nın kıvrımlı yollarında yüz yüze geldi.

Porsche 911 Turbo S ile Lamborghini Temerario, doğrudan rakip sayılmasalar da birbiriyle kıyaslanmaya son derece elverişli bir çift oluşturuyor: birincisi, en üst düzey bir spor otomobil; ikincisi ise giriş seviyesi bir supercar.

Her iki araç da dört çeker ve elektrifikasyon içeriyor; ancak bu iki özelliği paylaşmak, aralarındaki farkları kapatmaktan çok uzak kalıyor.

Tasarım: Lamborghini mi, yoksa aşırıya kaçılmış bir taslak mı?

Temerario'nun tasarımı, ilk bakışta kesinlikle bir Lamborghini olduğunu ele veriyor.

Ancak çizgiler incelendiğinde detayların bir türlü dur emri almadığı görülüyor; araç adeta her köşesine ayrı bir eleman eklenmiş izlenimi veriyor.

Özellikle arka bölüm, çokluğu nedeniyle tutarsız bir görünüme yol açıyor.

Farlarda ise McLaren çizgisini andıran bir tasarım dili göze çarpıyor; altıgen olması beklenen koşu lambaları, uzaktan dairesel görünüyor ve sis farı izlenimi bırakıyor.

Motor kapağı kaldırıldığında tablo daha da tartışmalı bir hal alıyor: ısı kalkanları, kablo bağları ve plastik yüzeyler, bu fiyat segmentinde beklenmedik bir görüntü ortaya koyuyor.

Tamamen açık arka tekerlek yayları ise dikkat çekici bir ayrıntı; estetik açıdan çarpıcı olsa da çekim sırasında iki farklı aracın ön camını parçalayan taşlar fırlattığı aktarılıyor.

Porsche 911 Turbo S cephesinde ise tablo daha sakin.

992 serisiyle birlikte gövde büyüyüp genişledi, farlar ise inceldi; bu durum arka bölgede gerilimin bir miktar kaybolmasına yol açıyor.

Yuvarlak egzoz çıkışları da bu fiyat düzeyine yakışmayan bir görüntü sunuyor.

Bununla birlikte Turbo S, alışılmış 911 silüetini büyük ölçüde koruyor ve tasarım tutarlılığı açısından Temerario'nun önüne geçiyor.

Bununla birlikte Turbo S, alışılmış 911 silüetini büyük ölçüde koruyor ve tasarım tutarlılığı açısından Temerario'nun önüne geçiyor.

İç mekan: Hypercar havası ile ergonomik kusursuzluk

Temerario'nun iç mekanı, büyük ölçüde Lamborghini Revuelto'dan devralınmış.

Dikey sürücü bilgi ekranı, razör keskinliğindeki vites pedalleri, uçak kokpitini andıran çalıştırma düğmeleri, eğimli dokunmatik konsol ve yolcu tarafındaki ayrı ekran; bunların tamamı Revuelto'dan tanıdık.

Bu, supercar fiyatına hypercar atmosferi sunuyor; sürücü koltuğuna oturur oturmaz farklı bir evrende olduğunuz hissi kaçınılmaz oluyor.

Direksiyon, pedallar ve koltuk düzeni ise selefine kıyasla belirgin biçimde iyileştirilmiş.

Öte yandan depolama alanı son derece kısıtlı: kapı cebi yok, kol dayama boşluğu yok, eldiven kutusu küçük.

Bir de opsiyon listesi var; halılar 450 sterlin, karbon direksiyon simidi 2.660 sterlin, hava menfezleri mat karbonda 3.990 sterlin.

Bu rakamlar, Lamborghini'nin fiyatlandırma anlayışını açık seçik ortaya koyuyor.

Porsche 911 Turbo S'in iç mekanı ise farklı bir önceliği yansıtıyor.

Ergonomi ve kalite ön planda; her şey tam yerinde, her şey parmak ucunda.

Ancak bazı ayrıntılar hoş karşılanmıyor: analog devir göstergesi artık yok, yalnızca dijital ekranlar var; dönerek çalıştırılan kontak yerini sıradan bir start-stop tuşuna bırakmış; piano siyahı kaplama ise bu fiyat diliminde afedersiniz ucuz duruyor.

200.000 sterlinlik bir araçta Carrera'dan farksız bir kabin, alıcıları düşündürmeye devam ediyor.

Bardak tutacakları meselesinde ise beklenmedik bir tablo ortaya çıkıyor: Temerario, Porsche'nin eski modellerinden alınan ve ayarlanabilen bardak tutacaklarını kullanıyor; 911 Turbo S'te ise aynı bölge son derece işlevsiz bir çözümle geçiştirilmiş.

Genel iç mekan puanlamasında Temerario, opsiyon listesi kontrol altında tutulduğunda kazanıyor.

Ses ve elektrifikasyon: V10'un yokluğu hissettiriyor

Temerario, Huracán'ın efsanevi V10 motorunun yerini twin-turbo V8'e bırakmasıyla ciddi bir tartışmanın merkezine oturdu.

Lamborghini'nin bu kararının ardında düzenleyici gerekçeler yatıyor.

Şirketin baş mühendisi Rouven Mohr, V10'un mevcut emisyon ve gürültü mevzuatını karşılamak için önemli ölçüde güç kaybına uğrayacağını ve bunun Ferrari, Porsche ile Corvette karşısında ciddi bir rekabet dezavantajı yaratacağını dile getirdi.

Çözüm; turbolar, hibrit motorlar ve yeni bir ses karakteri oldu.

Temerario, 8.000 devrimin üzerinde etkileyici bir ses üretiyor; ancak bu noktaya günlük sürüşte nadiren ulaşılıyor.

Orta devir aralığında motor, eski V10'un operatik sesinden çok uzakta kalıyor.

Porsche 911 Turbo S'te ise elektrikli turbolar sayesinde egzoz karakteri daha da törpülenmiş durumda.

Ama motor derin ve kararlı bir ses üretiyor; bu da onu günlük kullanımda tatmin edici kılıyor.

Hibrit sistemler karşılaştırıldığında, Porsche 1,9 kWh'lik bir bataryayla turboları elektrikli motorlarla besliyor; yani prize takma gerekmiyor.

Temerario ise iki katı büyüklüğünde, yaklaşık 3,8 kWh'lik bir batarya kullanıyor ve ön aksı besleyen iki ayrı elektrik motoruyla dört çekeri sağlıyor; ancak elektrikli menzil yalnızca beş mil.

Kullanışlılık ve pratiklik: 911 farkı

Porsche 911 Turbo S, ön bagajında bagaj, ilk yardım kiti ve lastik tamir seti için yeterli alan sunuyor.

Arka koltuklar küçük de olsa mevcut; yetişkin bir insan arka bölmeye oturabildiğini fiilen gösteriyor.

Yakıt ekonomisi de dikkat çekici: yaklaşık 700 beygirlik bu araç, uzun yolda galon başına 32 mil yaptığını kanıtlıyor.

Temerario'nun ön bagajı ise Ferrari'nin aksine, elektrik motorlarını öne yerleştirdiği hâlde etkileyici biçimde geniş tutulmuş.

Arka koltuk bulunmuyor; depolama alanları son derece kısıtlı.

Yakıt tüketimi galon başına yaklaşık 23-24 mil düzeyinde kalıyor; üstelik hibrit olmasına karşın.

Küçük yakıt deposu, menzili yaklaşık 300 mile indiriyor; 911 Turbo S ise 400 mile çıkıyor.

Burun kaldırma sistemi her iki araçta da mevcut; ancak Temerario'nun sistemi aktif olmasına rağmen araç zaman zaman alçak engellere takılıyor.

Burun kaldırma sistemi her iki araçta da mevcut; ancak Temerario'nun sistemi aktif olmasına rağmen araç zaman zaman alçak engellere takılıyor.

Sürüş dinamikleri: Deneyim farkı açık

İskoçya'nın ıslak ve kıvrımlı yollarında iki araç arasındaki fark belirginleşiyor.

Temerario, ön ve arka aks arasında zaman zaman uyumsuzluk hissettiriyor.

Islak zeminde ani tekerlek kayması yaşanabiliyor; frenlemede regen miktarı değişken seyrediyor.

Gövde kontrolü beklentinin altında kalıyor.

Bu tablo, kardeş model Revuelto'yla kıyaslandığında şaşırtıcı; çünkü Revuelto, devasa V12 pantomimini elektrik motorlarıyla son derece tutarlı biçimde harmanlıyor.

Temerario ise henüz bu dengeyi tam olarak kuramıyor.

Porsche 911 Turbo S'te ise 50 yılı aşkın geliştirme sürecinin birikimi her köşede hissediliyor.

Virajlarda silah gibi keskin, otoyolda kadife gibi pürüzsüz, büyük yolculuklarda yorucu değil.

Elektrikli turbolar teoride gecikmeyi ortadan kaldırmak için devreye giriyor; ancak emme manifoldunda basınç biriktirme ihtiyacı nedeniyle az miktarda gecikme sürüyor.

Buna rağmen orta devirden tam gaz verildiğinde araç neredeyse bir elektrikli otomobil gibi fırlıyor; mide bölgesinde hissettirdiği basınç, pek az aracın sağlayabildiği bir deneyim sunuyor.

Pratik düzlemde de 911 Turbo S önde: yaklaşık 200 beygir daha az güce sahip olmasına karşın, ıslak yolda nokta atışı sürüş açısından daha hızlı ve daha güvenli.

Fiyat ve opsiyon listesi

Porsche 911 Turbo S'in baz fiyatı yaklaşık 199.000 sterlin; üzerindeki test aracında ise 20.000 sterlinin altında opsiyon bulunuyor.

Lamborghini Temerario'nun baz fiyatı yaklaşık 260.000 sterlin.

Test aracında yaklaşık 130.000 sterlinlik opsiyon yer alıyor; mat mavi boya 12.000 sterlin, altın şerit paketi 8.000 sterlin, Alleggerita aerodinamik paketi ise tek başına 51.000 sterlin.

Vergilerle birlikte bu test aracı 417.000 sterline ulaşıyor.

Temerario'nun giriş seviyesi bir supercar olduğu düşünüldüğünde bu rakam, tartışmayı başka bir boyuta taşıyor.

Sonuç: Köklü birikim fark yaratıyor

Lamborghini Temerario, pek çok alanda ilgi çekici ve bazı noktalarda parlak bir otomobil.

Ancak hibrit sistemin getirdiği karmaşıklık, ses karakterindeki gerileme ve sürüş dinamiklerindeki tutarsızlık, bu fiyat diliminde affedilmesi güç sorunlar olarak öne çıkıyor.

Opsiyon listesi ise bambaşka bir meselenin kapısını aralıyor.

Porsche 911 Turbo S ise 60 yılı aşkın birikimin somutlaşmış hali gibi duruyor.

Bu haberi paylaş: