Ankara'da Çok Hizmetli Bir Oto İşletmesinin Aylık Gideri: 1,2-1,7 Milyon TL
Ankara'da bir oto servis ve galerinin aylık gider kalemlerini 2026 asgari ücret, TÜFE ve ikinci el pazar verileriyle karşılaştırdık.
- İşletmenin aylık gideri 1,2-1,7 milyon TL; günlük karşılığı 40-57 bin TL.
- Aylık 150 bin TL'lik usta, işverene asgari ücretlinin 3,7 katına mal oluyor.
- İkinci el pazarı 2026 ilk yarıda %0,7 düşerken sıfır satışlar %10,2 geriledi.
Ankara'da çok hizmetli bir oto işletmesinin kepenk açmasının günlük maliyeti 40 bin ile 57 bin TL arasında. Bu rakam, araç satmadan, tek bir servis işi almadan önce ödenen sabit gider. Otooturkuaz'ın yöneticisi Erdem'in paylaştığı kalem kalem giderler, sektörde konuşulan ama nadiren sayısallaştırılan bir tabloyu görünür kılıyor.
İşletmenin aktardığına göre Kırıkkale'de kurulup 2020'de Ankara'ya taşınan yapı, Ottoman Center'da yıkama, servis ve galeri hizmetlerini tek çatı altında topluyor. Üç ayrı dükkanda faaliyet gösteriyor, servis tarafında stajyerlerle birlikte 12 kişi çalıştırıyor ve BMW'nin yanına VAG grubunu da (Volkswagen, Audi, Porsche) ekleyerek hizmet alanını genişletmiş durumda.
Bu haberde işletmenin açıkladığı rakamları, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın 2026 asgari ücret verileri, TÜİK'in enflasyon oranları ve ikinci el pazar raporlarıyla karşılaştırdık. Tablodaki günlük, yıllık ve asgari ücret karşılıkları Elmabe.com hesabımızdır.
Ayda 1,7 milyon TL: gider kalemleri tek tabloda
İşletmenin paylaştığı verilere göre Ottoman Center'daki dükkanların aylık kirası 100 bin ile 300 bin TL arasında değişiyor; üç dükkan için toplam kira 450 bin ile 900 bin TL bandına oturuyor. Servis bölümünde bir ustanın maaş, sigorta ve yemek dahil aylık maliyeti 85 bin ile 150 bin TL arasında seyrediyor. Aşağıdaki tablonun ilk dört satırı doğrudan işletmenin beyanına dayanıyor; kalın yazılmış son beş satır ise bu verilerden ve Bakanlığın asgari ücret rakamlarından yola çıkarak Elmabe.com tarafından hesaplandı.
| Gider kalemi | Aylık alt uç | Aylık üst uç |
|---|---|---|
| Kira (3 dükkan) | 450.000 TL | 900.000 TL |
| Servis personeli (12 kişi) | 600.000 TL | 600.000 TL |
| Galeri bölümü (2 kişi dahil) | 600.000 TL | 600.000 TL |
| İşletmenin beyan ettiği toplam | 1.200.000 TL | 1.700.000 TL |
| Kalemlerin toplamı | 1.650.000 TL | 2.100.000 TL |
| Beyan ile fark | 450.000 TL | 400.000 TL |
| Günlük karşılığı | 40.000 TL | 56.700 TL |
| Yıllık karşılığı | 14,4 milyon TL | 20,4 milyon TL |
| Kaç asgari ücretliye denk | 29 kişi | 42 kişi |
Kalemler toplandığında beyan edilen tutarı aşıyor
Kalemleri kendi hesabımızla toplarken dikkat çeken ilk şey, rakamların birbirini tam tutmaması oldu. İşletmenin verdiği kira, servis ve galeri tutarları alt uçlarından toplandığında 1 milyon 650 bin TL çıkıyor; oysa yine aynı kaynağın beyan ettiği aylık toplam 1 milyon 200 bin TL. Üst uçta da benzer bir açık var: kalemler 2,1 milyon TL'ye ulaşırken beyan edilen tavan 1,7 milyon TL'de kalıyor.
Bu 400-450 bin TL'lik boşluk, rakamların yanlış olduğu anlamına gelmiyor. Tahminimiz, 85-150 bin TL'lik usta maliyetinin yalnızca kıdemli kadro için geçerli olduğu ve stajyerlerle birlikte ortalamanın belirgin biçimde aşağı çekildiği yönünde. Nitekim 12 kişilik servis kadrosunun aylık 600 bin TL'ye sığması, kişi başı ortalamanın 50 bin TL civarında kaldığını gösteriyor.
Bir usta neden asgari ücretin üç katına çalışıyor
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın açıkladığı 2026 asgari ücret verilerine göre brüt asgari ücret 33.030 TL, net 28.075,50 TL. İşveren tarafında tablo farklı: teşvikten yararlanılmadığında bir asgari ücretlinin aylık maliyeti 40.874,63 TL, imalat dışı sektörlerde geçerli iki puanlık SGK indirimiyle 40.214,03 TL.
Bu rakam elimizdeyken usta maliyetinin ne anlama geldiği netleşiyor. Aylık 85 bin TL'lik bir usta, işverene asgari ücretlinin yaklaşık 2,1 katına; 150 bin TL'lik kıdemli bir usta ise 3,7 katına mal oluyor. Otooturkuaz'ın aylık toplam gideri de 29 ila 42 asgari ücretli çalışanın işverene maliyetine denk düşüyor.
Farkın temel nedeni, sektörde nitelikli usta bulmanın zorluğu. İşletmenin anlattığı tabloya göre marka eğitimi almış, arıza yazılımı okuyabilen bir teknisyen, yetkili servisle özel servis arasında sürekli el değiştiren dar bir havuzdan geliyor. Ücretin asgari ücrete endekslenmesi bu segmentte mümkün değil; nitekim Otooturkuaz da güç ve arıza yazılımları konusunda dışarıdan destek aldığını belirtiyor.

Kira artışına yasal tavan geldi, ama tabloyu değiştirmiyor
İşyeri kiralarında 2026 itibarıyla artış oranı, konut kiralarında olduğu gibi TÜFE'nin 12 aylık ortalamasıyla sınırlandırıldı; önceki yıllarda taraflar bu oranı serbestçe belirleyebiliyordu. TÜİK'in 3 Ağustos 2026'da açıkladığı verilere göre TÜFE yıllık yüzde 31,75 artarken 12 aylık ortalama yüzde 31,90 olarak gerçekleşti. Ağustos ayında sözleşmesi yenilenen bir işyeri için üst sınır bu oran.
Tavanın varlığı ilk bakışta kiracının lehine görünüyor. Ancak sınır yalnızca mevcut sözleşmenin yenilenmesinde geçerli; işletme taşındığında ya da yeni bir sözleşme imzalandığında piyasa fiyatı devreye giriyor. Ottoman Center gibi talep gören bir lokasyonda bu, tavanın pratikte esnek kaldığı anlamına geliyor.
Otomobil Piyasasında Normalleşme ve Elektrikli Araçlara Artan İlgi: Tüketiciler Nelere Dikkat Etmeli?Rakamı somutlaştırmak gerekirse, hesabımıza göre 900 bin TL'lik bir toplam kira, yasal tavan sonuna kadar uygulandığında aylık 287 bin TL'lik ek yük getiriyor. TÜİK'in aynı bültenindeki alt kalemlere bakıldığında konut, su, elektrik ve yakıt grubundaki yıllık artışın yüzde 40,32 olduğu görülüyor; yani işletme giderlerinin bir bölümü genel enflasyonun belirgin şekilde üzerinde seyrediyor.
Konsinyeye kayış tesadüf değil: pazar verileri ne diyor
Erdem, esnaf tarafında dükkan kapatıp ihale ya da WhatsApp grupları üzerinden araç paslamaya başlayan, ardından gideri bölüşmek için ortaklık kuran bir eğilim gözlemlediğini aktarıyor. Otooturkuaz'ın kendisi de konsinye ticarete, yani müşteri araçlarının satışına aracılık etmeye ağırlık vermiş durumda. Bu tercihi anlamak için pazarın 2026 verilerine bakmak gerekiyor.
VavaCars'ın yayımladığı 2026 ilk yarı raporuna göre ikinci el araç pazarı 3,45 milyon adetle geçen yılın yalnızca yüzde 0,7 gerisinde kaldı; buna karşılık sıfır araç satışları yüzde 10,2 geriledi. Aynı raporda sıfır araç başına satılan ikinci el araç oranının 6,92'den 7,66'ya yükseldiği belirtiliyor. Yani pazar daralırken ikinci el, sıfıra kıyasla belirgin biçimde dayanıklı çıktı.
Fiyat tarafında ise tablo galericinin aleyhine. Rapora göre ikinci el fiyatları ilk yarıda yüzde 5 arttı; aynı dönemde enflasyon yüzde 17,7, dolar yüzde 8,7, euro yüzde 5,6 yükseldi. Stokta araç tutmak, altı ayda reel olarak değer kaybetmek anlamına geliyor. Konsinye modeli tam da bu yüzden mantıklı: sermayeyi araca bağlamadan, stok riskini müşteriye bırakarak komisyon geliri üretiyor.
Dijital servis defteri: maliyet kalemi mi, rekabet aracı mı?
İşletmeden aktarılan bilgilere göre servis tarafındaki tüm iş emirleri, kilometre bilgileri, şikayetler ve yapılan işlemler dijital olarak kaydediliyor. Müşteriler araçlarının geçmiş bakımlarına kare kod üzerinden istedikleri zaman ulaşabiliyor. Yedek parça yönetimi şirket içinde yürütülüyor, daha önce ayrı bir birim olan detaylı temizlik hizmetleri de servis bünyesine taşınmış durumda.
Bize göre bu yatırımın asıl karşılığı müşteri memnuniyetinden çok satış tarafında ortaya çıkıyor. Geçmiş bakım kaydı doğrulanabilir bir araç, ikinci el piyasasında kayıtsız bir araçtan daha hızlı ve daha yüksek fiyata alıcı buluyor. Servis ve galerinin aynı çatı altında olması, işletmenin sattığı aracın geçmişini kendi kayıtlarından gösterebilmesini sağlıyor; bu, konsinye modelinde doğrudan pazarlık gücüne dönüşüyor.
Araç alacakların işletmeden çıkarabileceği ders
Otooturkuaz, alıcılara ekspertiz öncesinde aracı bir ustaya götürmelerini, geçmiş servis kayıtlarını kontrol etmelerini ve yol testi yapmalarını öneriyor. Bu tavsiye, işletmenin kendi hizmet listesini tanıtan bir cümle gibi görünse de arkasında somut bir gerekçe var.
Yukarıda aktardığımız pazar verilerinin gösterdiği gibi ikinci el fiyatları enflasyonun oldukça altında arttı; böyle bir piyasada alıcının kaybı yanlış fiyattan değil gizli hasardan geliyor. Ekspertiz raporu boya ve kaporta durumunu gösteriyor, ancak motor ve şanzıman tarafındaki yaklaşan masrafı göstermiyor. Dijital servis kaydı bulunan bir araçta bu risk ölçülebilir hale geliyor; kaydı olmayan araçta ise tamamen alıcının üstünde kalıyor.
Bu model Türkiye şartlarında sürdürülebilir mi?
Bize göre Otooturkuaz'ın çok hizmetli konsepti, mevcut maliyet yapısında tek başına bir avantaj değil; asıl avantaj hizmetler arasındaki geçişte. Yıkama, servis ve galeriyi ayrı ayrı işletmek aynı gideri üç kez doğurur, oysa aynı çatı altında toplandığında bir müşteri üç kalemden birden gelir üretebiliyor. Konsinyeye satılan bir aracın önce detaylı temizlikten, sonra servisten geçmesi bunun somut örneği.
Buna karşılık modelin kırılgan noktası kira. Hesabımıza göre aylık gideri 1,2-1,7 milyon TL olan bir yapıda kiranın payı üçte bire yaklaşıyor ve bu kalem işletmenin kontrolünde değil. Yasal tavan yalnızca yenilemede koruyor, taşınma halinde koruma ortadan kalkıyor. Erdem'in aktardığı ortaklık ve birleşme dalgasının nedeni de tam olarak bu: esnaf, kontrol edemediği kalemi bölüşerek küçültmeye çalışıyor.
Kendi işini kurmayı düşünenler için buradan çıkan sonuç net. Ankara'da bu ölçekte bir işletme, ayda 1,2 milyon TL'lik sabit gideri karşılamadan kâr hesabına giremiyor; bu da hesabımıza göre günde ortalama 40 bin TL'lik bir ciro tabanı demek. Erdem'in yatırımın geri dönüşünün iyi hesaplanması ve tasarrufun önemi konusundaki uyarısı, bu aritmetiğin içinden bakıldığında fazlasıyla yerinde duruyor.