Otomobil Piyasasında Yeni Dönem: İkinci Elde Fiyatlar Makul, ÖTV Düzenlemesi Yolda
2026 yılı Temmuz ayı itibarıyla otomobil piyasasında sıfır satışlar kampanyalarla canlı kalırken, ikinci el piyasasında durgunluk yaşanıyor ve ÖTV düzenlemesi bekleniyor.
- Haziran 2026'da 105.000 adet otomobil ve hafif ticari satışı gerçekleşti.
- İkinci el piyasasında durgunluk yaşanırken, fiyatlar ortalama %5-10 geri çekildi.
- ÖTV düzenlemesi teklifi, özellikle yerli elektrikli araçlar için avantaj sağlayabilir.
2026 yılı Temmuz ayı itibarıyla otomobil piyasası, sıfır ve ikinci el satışlarında farklı dinamikler sergiliyor.
Sıfır otomobil satışları, geçen yıla göre hafif düşüşler göstermesine rağmen, son 5 ve 10 yıllık ortalamaların üzerinde seyrediyor.
İkinci el piyasası ise beklenmedik bir durgunluk yaşıyor ve fiyatlarda belirgin geri çekilmeler gözlemleniyor.
ÖTV düzenlemesi teklifi ise özellikle yerli elektrikli araçlar için yeni bir dönemin habercisi olabilir.
Sıfır Otomobil Piyasasındaki Güncel Durum
2026 yılının Haziran ayında toplamda 105.000 adet otomobil ve hafif ticari araç satışı gerçekleşti.
Bu rakamın 83.978 adedi otomobillerden, 21.000 adedi ise hafif ticarilerden oluştu.
Hafif ticari araç satışlarında yıl başından bu yana bir artış gözlemlenirken, otomobil satışları 2025 yılının biraz altında kaldı.
Ancak, 5 yıllık Haziran ortalaması olan 99.000 ve 10 yıllık ortalama olan 83.000 adetlik satışların üzerinde bir performans sergileniyor.
Yılın ilk altı ayında toplam 558.000 adet hafif ticari ve otomobil satışı yapıldı.
Bu durum, yıllık ortalamaların üzerinde bir kapanış beklentisini güçlendiriyor.
Sıfır otomobil satışlarındaki canlılığın en büyük nedeni, markaların sunduğu cazip kampanyalar olarak belirtiliyor.
MTV ödemeleri, kredi avantajları ve indirimler, tüketicileri sıfır araç alımına yönlendiriyor.

Yakıt Tipine Göre Satış Trendleri
İlk altı aylık verilere göre, benzinli otomobil satışlarındaki düşüş %18,4 seviyesinde devam ediyor.
Bu düşüşün temel nedeni, benzinli araçlarda multi-hibrit teknolojisinin yaygınlaşması ve bu segmentte %42'lik bir artış yaşanması olarak gösteriliyor.
Plug-in hibrit araç satışlarında ise %89'luk dikkat çekici bir düşüş yaşandı.
Bu durum, bazı büyük markaların plug-in hibrit model getirmemesi veya çok az getirmesinden kaynaklanıyor.
Elektrikli araç satışları ise oransal olarak artış gösterse de, adet bazında geçen yıla göre 4.200 adet daha az satışla rakamsal bir düşüş yaşandı.
Haziran ayına özel verilere bakıldığında ise farklı bir tablo ortaya çıkıyor.
Dizel otomobillerin pazar payı %5,5'ten %8,1'e yükselerek %33'lük bir artış kaydetti.
Elektrikli araçların yüzdesel payı ise %27,4'ten %17,7'ye geriledi ve adetsel olarak yaklaşık 11.000'lik bir düşüş yaşandı.
Bu veriler, piyasada belirsizlik arttığında Türk tüketicisinin dizel araçlara yönelme eğilimini ortaya koyuyor.

İkinci El Piyasasında Durgunluk ve Fiyat Geri Çekilmeleri
İkinci el otomobil piyasası, sıfır araç piyasasına kıyasla ciddi bir durgunluk içinde bulunuyor.
Piyasa, en son 2021 yılındaki faiz kaynaklı duruşa benzer bir durum yaşıyor, ancak mevcut durgunluğun nedenleri farklılık gösteriyor.
Ekonomi politikalarının üç yıldır aynı kalmasına rağmen, piyasanın aniden durması şaşkınlık yaratıyor.
Esnafın ve tüketicilerin beklentilerinin aksine, ilk altı ay fena gitmezken, Temmuz ayı itibarıyla işlerin bıçak gibi kesildiği belirtiliyor.
Bu durgunluğun nedenleri arasında, altın fiyatlarındaki dalgalanmalar ve tüketicilerin altını bir yatırım aracı olarak görmesi öne çıkıyor.
Bazı tüketiciler, otomobil alımı için ayırdıkları parayı altın alımına yönlendirerek, altının değer kazanmasını bekliyor.
Bu durum, ikinci el piyasasında satışları önemli ölçüde yavaşlatıyor.
İkinci el piyasasında satışların %30-35'ini, evden eve taşıma firmalarının oluşturduğu belirtiliyor.
Bu firmalar, paraları geldiğinde araç bağlamak istedikleri için piyasada bir hareketlilik yaratıyor.
Fiyatların makul olmaması da bir diğer sorun olarak dile getiriliyor.
Esnaf uygun fiyatlı araç bulamazken, şahıslar araçlarını yüksek fiyatlardan satmaya çalışıyor.
Sıfır araçlardaki kampanyalar, ikinci el araç fiyatlarının yüksek kalması nedeniyle tüketicileri sıfıra yönlendiriyor.
Otomobilin artık bir yatırım aracı olmaktan çıktığı, ihtiyaca yönelik alım yapılması gerektiği vurgulanıyor.
Mevcut piyasa koşullarında, özellikle ihtiyacı olan tüketiciler için ikinci el araç alımının avantajlı olduğu, fiyatlarda %5-10'luk geri çekilmeler ve kampanyalar olduğu belirtiliyor.
Yedek parça zamlarının dolaylı yoldan bazı otomobil gruplarına (sorunsuz elektrikli, Japon hibrit, LPG'li Japon ve Koreli) talebi artıracağı öngörülüyor.

ÖTV Düzenlemesi ve Yerli Üretime Destek
Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan Bütçe Komisyonu'nda, çekiş sistemine göre ÖTV düzenlemesi yapılmasına yönelik bir teklif sunuldu.
Bu teklifin, özellikle yerli elektrikli otomobil üretimi için bir hazırlık olabileceği düşünülüyor.
Yerli elektrikli otomobil markasının, daha küçük modelleri olan T6X veya T8X'in üretimine ağırlık verdiği ve bu modellerin piyasaya sürülmeden önce vergisel avantajlar sağlanması gerektiği belirtiliyor.
Örneğin, önden çekişli elektrikli otomobillere %10 veya %15 gibi daha düşük bir ÖTV oranı uygulanarak, bu modellerin rekabet gücünün artırılması hedefleniyor.
Bu sayede, yerli markanın Peugeot, Citroen veya Renault gibi markalarla benzer fiyat seviyelerinde rekabet edebileceği, ancak Tesla, BYD gibi daha lüks ve doğuştan elektrikli rakiplerinin bir üst vergi diliminde kalabileceği öngörülüyor.
Bu tür bir düzenlemenin, yerli üretime destek sağlamanın yanı sıra, piyasada farklı segmentler arasında bir denge oluşturabileceği ifade ediliyor.
ÖTV'de ciddi bir artış veya zam beklenmezken, düzenlemelerin daha çok yerli ürünleri destekleyici nitelikte olacağı düşünülüyor.