Türkiye Elektrikli Araç Pazarında Geriye Gidiyor: Avrupa Ortalamasının Altında Kalındı
Türkiye'nin elektrikli araç dönüşümündeki başarı hikayesi, yeni model eksikliği, ÖTV düzenlemeleri ve bireysel şarj engelleri nedeniyle sekteye uğradı. Avrupa ortalamasının altına düşen pazar, 2026'da ilk kez küçülme riskiyle karşı karşıya.
Türkiye, elektrikli araç pazarında sergilediği hızlı büyüme ivmesini kaybederek, 2026 yılında Avrupa Birliği ortalamasının gerisinde kaldı.
Sektör temsilcileri, yeni model eksikliği, ÖTV matrahlarının baskısı ve bireysel şarj altyapısına yönelik engellemelerin, elektrikli araç dönüşümünü olumsuz etkilediğini belirtiyor.
Metafill CEO'su, Türkiye'nin elektrikli araç satışlarında yakaladığı başarı hikayesinin, mevcut durumla birlikte bir başarısızlığa dönüşme riskinin bulunduğunu ifade etti.
2025 yılının ilk yarısında Avrupa Birliği ortalaması %15,6 iken, Türkiye %17,6 ile bu ortalamayı geride bırakarak Belçika ve Hollanda gibi ülkelerle rekabet ediyordu.
Ancak 2026 yılında Avrupa Birliği ortalaması %20'ye yükselirken, Türkiye'nin pazar payı %18,5'te kalarak ortalamanın altına düştü.
Yılın ilk yarısında gerçekleşen 81.331 adet elektrikli araç satışı, Türkiye'nin bölgedeki diğer ülkelerin gerisinde kaldığını gösteriyor.
Pazardaki Daralmanın Nedenleri
Uzmanlar, pazarın daralmasında birden fazla faktörün etkili olduğunu vurguluyor.
ÖTV matrahlarının baskılaması, piyasaya yeterli sayıda yeni elektrikli modelin sunulmaması ve bireysel şarjlanmaya yönelik düzenlemeler, dönüşümün önündeki temel engeller olarak öne çıkıyor.
2025 yılında 1,1 milyonluk toplam otomobil satışının yaklaşık 191.200 adedini elektrikli araçlar oluşturmuş ve bu, %17,8'lik bir orana denk gelmişti.
Ancak 2026'nın ilk altı ayında toplam pazarın ciddi bir kayıp yaşadığı ve araç üreticilerinin Türkiye pazarına yeterli önemi vermediği gözlemleniyor.
Avrupa ve dünyada satılan birçok elektrikli modelin Türkiye pazarına sunulmaması, tüketicilerin seçeneklerini kısıtlıyor.

Filo Satışlarındaki Zorluklar ve Fırsatçılık Eleştirisi
Kurumsal filo satışlarında da işletmelerin uygun fiyatlı ve verimli elektrikli araç bulmakta zorlandığı belirtiliyor.
Mevcut bazı uygun fiyatlı elektrikli modellerin performans, menzil ve servis sorunları yaşatması, şirketlerin elektrifikasyona geçişini engelliyor.
Elektrikli araç sektörünün artık bir fırsatçılık alanı olmaması gerektiğinin altını çizen uzmanlar, bunun pazar payı elde etmek ve rekabet edebilmek için zorunlu bir enstrüman haline gelmesi gerektiğini ifade ediyor.
Menzili yüksek araçların motor gücünün kısıtlanarak daha düşük ÖTV dilimine sokulması gibi uygulamaların kısa vadeli kazançlara odaklandığı ve dönüşümün ruhuna aykırı olduğu kaydediliyor.

ÖTV Düzenlemeleri ve Çin Araçları Engeli
Geçtiğimiz dönemde hibrit araçlara yönelik ÖTV düzenlemesinin, elektrikli araç satışlarını olumsuz etkilediği belirtiliyor.
Ayrıca, Çin ve Japonya gibi ülkelerden elektrikli araç ithalatının önündeki engeller, pazarın çeşitlenmesini ve rekabeti sınırlıyor.
7 bölge 20 servis şartı gibi düzenlemeler, distribütörlerin bu pazarlardan araç getirmesini neredeyse imkansız hale getiriyor.
Bu durum, tüketicilerin daha geniş bir model yelpazesine ulaşmasını engellerken, Türkiye'nin güncel teknolojiye erişimini de kısıtlıyor.

Sınıfta Kalan Markalar ve İkinci Yarı Beklentileri
Türkiye'de en düşük elektrikli araç payına sahip markalar arasında, ülkenin en çok otomobil satan üç markasının yer alması dikkat çekiyor.
Örneğin, 69.000 araç satan bir markanın elektrikli payı %1,6 iken, aynı markanın Avrupa'daki elektrikli araç oranı %21 seviyelerinde bulunuyor.
Bu durum, Avrupa'nın tercih etmediği benzinli araçların ve eski modellerin Türkiye pazarına sunulduğu eleştirilerine yol açıyor.
Yılın ikinci yarısında pazarın küçülmemesi için en az 110.000 adet elektrikli araç satışı hedefleniyor.
Yerli bir otomobil markasının 40.000 adet satışla bu hedefe önemli katkı sağlaması bekleniyor.
Ancak geri kalan 70.000 adetlik boşluğun, yeni modellerin gelmemesi ve mevcut koşullar altında nasıl doldurulacağı belirsizliğini koruyor.
Uzmanlar, ÖTV matrahlarında yapılabilecek olası bir güncellemenin veya yeni modellerin piyasaya sürülmesinin, pazarın toparlanmasına yardımcı olabileceğini öngörüyor.
TOGG'dan Umut Veren Gelişme İhtimali
Elektrikli araç sektöründe umut veren bir gelişme olarak, yerli otomobil markasının küçük sınıf bir araç üretme ihtimali ve bu aracın mevcut ÖTV oranlarından daha düşük bir oranla satışa sunulabileceği konuşuluyor.
Cumhurbaşkanlığına verilen batarya, teknik özellikler ve menzile göre ÖTV düzenlemesi yapma yetkisi, bu beklentiyi güçlendiriyor.
Bu adımın, vatandaşların elektrikli araçlara daha kolay ulaşmasını sağlayarak pazarın büyümesine önemli katkı sunabileceği ifade ediliyor.
Bu potansiyel gelişme, Türkiye'nin elektrikli araç dönüşümünde yeniden ivme kazanması için kritik bir hamle olarak değerlendiriliyor.